İngilizce Gramer Konularının En Kapsamlı Özeti

İngilizce Gramer Konularının En Kapsamlı Özeti

İngilizce gramer dediğimiz zaman, aslında çok sayıda konuyu kapsayan bir üst başlıktan söz ediyoruz. İngilizce gramer konuları, dilin nasıl kullanıldığı, cümle ve kelime yapıları gibi temel ve olmazsa olmaz dilbilgisi kuralları anlamına gelir.

Cümlenin ögeleri nasıl sıralanır? Geçmiş zamana dair anlatımlar için hangi yapılar kullanılır? Sıfatlar İngilizcede nasıl kullanılır? Bu yazımızda, tüm bu sorulara ve çok daha fazlasına cevap vereceğiz. Belli bir konuyu çalışmak isterseniz aşağıdaki listeden tıklayarak kolayca istediğiniz başlığa ulaşabilirsiniz.

Nouns
Adjectives
Adverbs
Verbs
Simple Present Tense
Simple Past Tense
Simple Present Continuous Tense
Simple Past Continuous Tense
Future Tense
Modal verbs
Present Perfect Tense
Past Perfect Tense
Future Perfect Tense
Adjective Clause – Relative Clause
Active – Passive Voices

Nouns

İngilizcede isimler, “nouns” olarak geçer. Bir kelime “What is it?” veya “Who is it?” sorularına cevap olarak kullanılabiliyorsa, isimdir. Bunlar temelde sayılabilen (countable) ve sayılamayan (uncountable) olmak üzere iki gruba ayrılır. Bu bilgi, çoğul eki alan ve almayan isimleri ayırt etmenizi sağlayacak. İngilizce gramer konularını anlamak için isimler konusunu iyi anlamak gerekir. Örnekle açıklayalım:

Two books – “-s” çoğul eki, book (kitap) sayılabilen bir isimdir

Six eggs – “-s” çoğul eki, egg (yumurta) sayılabilen bir isimdir

Two bottles of milk – bottle (şişe) sayılabilen bir kelime olduğu için “-s” takısı almıştır, milk (süt) ise sayılamayan bir isimdir.

“-s” takısı eklenirken bazı kelimeler değişime uğrar.

  • Sonu x, o, s ile biten isimlerin sonuna “-es” gelir.
  • Son harfi “y” olan ve bundan önceki harfi de sessiz olan isimlerde “y” kalkar, yerine “-ies” gelir.
  • Son harfi “f” veya “fe” olan isimlerin bu harfleri düşer, yerine “-ves” gelir.

Örnek:

A box(bir kutu) two boxes (iki kutu)
A bus(bir otobüs) five buses (beş otobüs)
A city (bir şehir) six cities (altı şehir)
A knife (bir bıçak) three knives (üç bıçak)

İPUCU: “-s” takısı Türkçeye çoğu zaman “-lar” eki olarak çevrilse de yukarıdaki örneklerde gördüğümüz gibi kullanım yeri her zaman aynı olmayabilir. Türkçede bir ismi sayı ile nitelediğimizde, sonuna çoğul eki gelmezken, İngilizce gramer kuralları getirmemiz gerektiğini gösteriyor.

Bazı kelimelerin çoğul haline, “-s” takısıyla değil, kelimede değişiklik yapılarak ulaşılır. Örneğin:

“A man” (bir adam) şöyle çoğul yapılır: “two men”. Gördüğümüz gibi “man” kelimesine “-s” eklemek yerine, a harfini e harfine dönüştürdük.

Adjectives

Adjectives, İngilizcede sıfatlar anlamına gelir. Sıfatlar, isimleri niteleyen kelimelerdir ve genel olarak insanları, mekanları ve şeyleri tasvir etmede kullanılır. Bir bardağın rengi, bir masanın neden yapıldığı, bir kağıdın şekli, bir kitabın özellikleri gibi pek çok şeyi adjectives (sıfatlar) yardımıyla anlatırız.

Örneklere göz atalım:

English grammar is easy.İngilizce gramer kolaydır.easy (kolay) - sıfat
Ayşe is a tall woman.Ayse uzun bir kadındır.tall (uzun) – sıfat
We have orange pens.Turuncu kalemlerimiz var.orange (turuncu) – sıfat

Gördüğümüz gibi sıfatlar, isimlerden önce ya da fiilden sonra tek başına kullanılabilir. Ancak her zaman bir ismi nitelerler.

İngilizce gramer

Adverbs

Adverbs İngilizcede zarflar için kullanılır. Zarflar; sıfatları, fiilleri ya da diğer zarfları niteleyebilir. Bize genel olarak şeylerin nasıl, ne zaman ve nerede olduğunu anlatır. Genellikle fiili etkiler ve fiilden hemen sonra cümleye eklenirler. Ancak, cümlenin farklı yerlerinde de karşımıza çıkabilirler.

Örnek cümleler:

The bus moved slowly.slowly (yavaş bir şekilde) – zarf
You look absolutely fabulous!absolutely (tamamen) – zarf

Zarflar genellikle sıfata “-ly” takısı eklenerek yapılır. Bazen sıfatta değişiklik gerekebilir. İngilizce gramer öğrenmek için bu değişkenleri iyice kavramak gerekir, bu da düzenli pratikle sağlanabilir.

Aşağıdaki örnekleri dikkatle inceleyin.

Slowslowlysıfata + ly eklenir.
Angryangrilysondaki y, i’ye dönüşür ve ly eklenir.
Probableprobablysondaki e, y ile yer değiştirir.
Basicbasicallysonuna –ally eklenir.
Fastfastsıfat olduğu gibi kullanılır.
Goodwellsıfat tamamen değişir, well şekinde zarf olur.

Verbs

Verbs, fiiller anlamına gelir ve aksiyonu, hareketi veya süreci ifade eder. İngilizce gramer kurallarına göre fiil çekimleri, zamana ve özneye göre değişime uğrar. Verbs konusunu detaylı incelemek için şimdi, tenses yani zamanlar konusuna geçelim.

Simple Present Tense

The simple present tense, Türkçede geniş zaman olarak kullandığımız yapıdır. Ancak, İngilizce gramer yapısında cümle dizilimi farklıdır. Bir örnek üzerinden, İngilizce gramer yapısında cümle dizilimine ve geniş zamanın nasıl kullanıldığına bakalım.

Ali reads book every morning.

Subject + Verb-(s)+ Object

Ali her sabah kitap okur.

Özne + Nesne + Yüklem

Gördüğümüz gibi İngilizcede yüklem (verb) özneden hemen sonra gelir. Simple present tense ile kurulmuş cümleler, rutin davranışlarımızı ve genel bilgileri ifade etmede kullanılır. Geçmişte, bugün ve gelecekte bu cümle geçerlidir. Ali yalnızca bugün sabah kitap okumak yerine “her sabah” kitap okuduğu için bu cümleyi simple present tense ile kurduk.

Peki bu cümlenin simple present tense olduğunu nasıl anlıyoruz? Verb, yani fiile eklenen “s” takısı, bu cümlenin geniş zaman ifade etmesini sağlıyor. Zamanlar konusunda fiilin hiçbir ek almamış, mastar hali için “to Verb” kullanımı ile karşılaşacaksınız. Bu kullanımı yapmak – etmek şeklinde düşünebilirsiniz.

Verbhe/she/itI/you/we/they
To readreadsread
To wearwearswear
To buybuysbuy
To walkwalkswalk

Yukarıda gördüğümüz gibi geniş zamanda cümle kurmak istediğimiz zaman yüklemi nasıl değiştireceğimize karar vermek için özneye bakıyoruz. Özne he/she/it ise örnek cümlede olduğu gibi “-s” ya da “-es” ya da “-ies” ekliyoruz, I/you/we/they ise fiili olduğu gibi bırakıyoruz. Burada “to Verb” değil yalnızca Verb olarak kullanıyoruz. Aşağıdaki cümleyi inceleyin.

He goes to school.

I go to school.

Bu kadar basit!

Geniş zaman konusunda en sık kullanılan istisnai fiillerden biri, “to be” dir. Olmak anlamına gelen “to be” özneye göre farklı şekillere girerek geniş zamana dönüşür. Açıklayalım:

I (ben)am
You (sen)are
He/She/It (o)is
We (biz)are
You (siz)are
They (onlar)are

Simple present tense’i olumsuz ya da soru cümlesi olarak nasıl kullanabiliriz? Olumlu cümlede gizlenmiş olan “do” yardımcı fiilini görünür hale getiririz. Olumsuz cümlelerde “do(es) + not şeklinde yazarak, soru cümlelerinde ise do(es) ekini başa getirerek cümleyi değiştirmemiz gerekiyor. Örneklerle açıklayalım.

Olumlu cümle Olumsuz cümleSoru Cümlesi
She reads a book.She does not read a book. Does she read a book?
You wear a blue skirt.You do not wear a blue skirt.Do you wear a blue skirt?

Bu durumda verb’e eklenen “s” takısının kullanılmadığını fark ettiniz mi? Bu takıyı artık verb’e eklemiyoruz. Bunun yerine “do” yardımcı fiiline taşıyoruz

ingilizce gramer konuları

Simple Past Tense

Simple past tense, geçmiş zamanı anlatmak için kullanılır. Burada dikkat edilmesi gereken, simple paste tense’in geçmişte belli bir zamanda gerçekleşmiş ve tamamlanmış eylemler için kullanıldığıdır. Örneğin,

She studied yesterday. (Dün ders çalıştı.)

I was born in Mersin. (Mersin’de doğdum.)

Olumlu cümle Olumsuz cümleSoru Cümlesi
I played a game.I did not play a game. Did I play a game?
She wrote a letter. She did not write a letter.Did she write a letter?

Yukarıdaki örnekte gördüğümüz gibi, olumsuz ve soru cümlesi için yine “do” yardımcı fiili kullanıyoruz. Bu kez bu yardımcı fiili simple past tense olarak yani “did” şeklinde düzenliyoruz. Asıl verb ise yalın halde kullanılıyor.

Simple past tense konusunda dikkat edilmesi gereken bir başka konu da fiillerin düzenli ve düzensiz çekimleridir. Düzenli fiiller “Verb + (e)d” olarak kullanılırken düzensiz fiiller belli bir kurala bağlı olmaksızın V2 dediğimiz versiyonuyla kullanılır. Bu konuda detaylı bilgi için daha önce hazırladığımız İNGİLİZCE FİİLLERİN İKİNCİ HALLERİ VE ANLAMLARI başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.

Simple Present Continuous Tense

Simple present continuous tense, İngilizce gramer kurallarına göre devam eden olayları ifade etmek için kullanılır. “to be” fiili ile verb + ing kalıbıyla kullanılır. Türkçeye “yapıyor, ediyor” şeklinde çevrilebilir. Örnekleri inceleyelim.

Olumlu cümleOlumsuz cümleSoru Cümlesi
I am running. I am not running.Am I running?
He is reading it.He is not reading it.Is he reading it?
It is raining.It is not raining.Is it raining?
We are talking.We are not talking.Are we talking?

Ancak bazı kelimeler istisnai olarak “continuous” yapıda kullanılamaz. Bu fiiller arasında forget, doubt, suppose, know, fear, wish yer alır. Ancak bu konuda daha detaylı bir araştırma yapmanızı öneririz.

Simple Past Continuous Tense

Simple past continuous tense, geçmiş zamanın hikayesi için kullanılır. Türkçede, “yapıyordum, ediyordum” kullanımının karşılığıdır. Yardımcı fiil olarak “was – were” kullanılır ve fiilin sonuna -ing takısı getirilir. Past Continuous Tense olumlu, olumsuz ve soru yapılarının kullanımıyla ilgili aşağıdaki örnekleri inceleyin.

Olumlu cümleOlumsuz cümleSoru cümlesi
I was playing football.I was not playing football.Was I playing football?
They were drinking teaThey were not drinking tea.Were they drinking tea?

past continuous tense

Simple Future Tense

Gelecek zamanı ifade eden Future tense, “will” yardımcı fiili kullanılarak ifade edilir. Geleceğe dair planları ve tahminleri anlatmak için kullanılır. İngilizce gramer yapısına göre, olumlu, olumsuz ve soru cümlesi formatında şu şekilde kullanılır:

Olumlu cümleOlumsuz cümleSoru cümlesi
It will rain tomorrow.It will not rain tomorrow.Will it rain tomorrow?
The baby will eat his soup.The baby will not eat his soup.Will the baby eat this soup?

Modal verbs

Modal verbs, cümlenin asıl fiilinin anlamını zenginleştiren yardımcı fiiller olarak tanımlanabilir. İngilizce gramer çatısı altında yer alan modal verbs şunlardır: must, shall, will, should, would, can, could, may, and might. Bunlar beceri, ihtimal, izin veya zorunluluk ifade etmek için kullanılır.

Can, Could, Be Able To

Farklı anlamlarda kullanılabilirler. Bunlara bakalım:

* Beceri

Present ve Future

Olumlu yapıda beceri, olumsuz yapıda ise beceri yoksunluğu ifade etmek için kullanılırlar.

Can/can’t + Verb

Ayşe can spell the words.

Ali can’t speak French.

am/is/are/will be + able to + Verb

John is able to run fast.

The group will be able to start studying in ten minutes.

I am able to play that song on the piano.

Past

Could/couldn’t + Verb

I could climb trees ten years ago.

was / were + able to + Verb

wasn’t / weren’t + able to + Verb

hasn’t / haven’t + been able to + Verb

I wasn’t able to visit her in the office.

* Olasılık

can / can’t + Verb

You can catch that train at 10:43.

He can’t see you right now.

could + Verb

I could fly via Amsterdam.

*İzin

Can + Verb

Can you lend me ten dollars?

You can borrow my car.

Could + Verb

Could I have your number?

Could I talk to your supervisor please?

*Öneri

Could + Verb

You could take the tour of the castle tomorrow.

May, Might

* (Resmi) İzin

may / may not + Verb

You may start your exam now.

You may not wear sandals to work.

modal verbs

*Nazik İzin

May + subject + Verb

May I help you?

*Olasılık

may/ might + Verb

We may go out dinner tonight. Do you want to join us?

Our company might get the order if the client agrees to the price.

may not / might not + Verb

Adam and Sue may not buy that house. It’s very expensive.

They might not buy a house at all.

*Öneri

may as well / might as well + Verb

You may as well come inside. John will be home soon.

We might as well take Friday off. There’s no work to be done anyway.

*Nazik Öneri

might + base form of the verb

You might like to try the salmon fillet. It’s our special today.

Shall, Should, Ought to

*Nazik ve resmi öneri

Shall + subject + Verb

Shall we go for a walk?

İpucu: İngilizce gramer kurallarına göre “Shall” yalnızca I ve we özneleri ile birlikte ve daha resmi durumlarda “will” yerine kullanılır.

Should + subject + Verb

Should I call a doctor?

Geleceğe dair tahmin ya da beklenti

should/shouldn’t + Verb

I shouldn’t be late. The train usually arrives on time.

*Öneri

should / ought to + Verb

You should check that document before you send it out.

You ought to have your car serviced before the winter.

shouldn’t + Verb

James shouldn’t teach him words like those.

Must, Have to, Need to, Don’t have to, Needn’t

* İhtiyaç, gereklilik

Present ve Future:

must / have to / need to + Verb

You must have a passport to cross the border.

Elisabeth has to apply for her visa by March 10th.

I need to drop by his room to pick up a book.

Past:

had to / needed to + Verb

I had to work late last night.

I needed to drink a few cups of coffee in order to stay awake.

İpucu: have to ve need to genellikle aynı bağlamda kullanılır ancak aralarında şöyle bir fark vardır: have to, need to ile karşılaştırıldığında çok daha kaçınılmaz bir ihtiyacı ifade eder. Need to daha tercihe bağlı ihtiyaçlar için kullanılabilir.

* Neredeyse kesin olan tahminler

must + Verb

Thomas has lived in Paris for years. His French must be very good. 

*İkna

must / have to + Verb

You must try this wine. It’s excellent.

You have to visit us while you’re in town.

*İzinler ve Yasaklar

must not / mustn’t + Verb

You must not drive over the speed limit.

You mustn’t leave medicines where children can get to them.

don’t /doesn’t /didn’t + have to + Verb

You don’t have to park the car.

Tim doesn’t have to go to school today.

You didn’t have to shout. Everyone could hear you.

needn’t + Verb

You needn’t worry about me. I’ll be fine.

perfect tense

Present Perfect Tense

Present perfect tense, İngilizce gramer kapsamında Türkçeden en farklı zaman ifadesi olarak bilinir. Türkçede tam anlamıyla bir karşılığı olmasa da çoğu kez -mışlı geçmiş zaman gibi düşünülebilir.

Present perfect tense kalıbını, geçmiş ve gelecek arasında bir bağ kuracağımız zaman kullanırız. Eylem şu andan önce başlamıştır ve etkisi hala devam etmektedir.

Olumlu cümleOlumsuz cümleSoru Cümlesi
She has visited.She has not visited.Has she visited?
I have eaten.I have not eaten.Have I eaten?

Bu örneklerde gördüğümüz gibi present perfect tense için have/has + V3 kullanılır. V3, fiilin 3. Hali anlamına gelir ve düzenli ya da düzensiz olabilir.

Present perfect tense kullanımında sıklıkla “ever”, “never”, “already” ve “yet” zarfları kullanılır. Ayrıca “for” ve “since” eylemin ne zamandır gerçekleştiğini ifade etmemize yardımcı olur.

İpucu: For ve since ile belirtilen zamanlarda geçen eylemler için simple past tense kullanılmaz. Yalnızca perfect tense ifadelerinden biri kullanılır. Diğer perfect tense türlerini aşağıda görebilirsiniz.

Past Perfect Tense

Past perfect tense şu andan önceki zamana işaret etmek için kullanılır. Bir olayın bir başka olaydan önce gerçekleştiğini ifade etmemizi sağlar. Söz konusu iki olayda geçmişte gerçekleşmiştir. Past perfect tense kalıbı ile kurulan cümlenin zamanı, diğer cümleden daha öncesidir.

Olumlu cümleOlumsuz cümleSoru cümlesi

Anne had gone out when I arrived in the office.Anne had not gone out when I arrived in the office. Had Anne gone out when I arrived in the office?

Past perfect tense ile kurulmuş bazı cümleler:

  • I was very tired because I had not slept well.
  • When they called, she had already started watching the movie.
  • She had just left the room when the police arrived.

Future Perfect Tense

Future perfect tense ile kurulmuş bir cümle, Türkçeye “yapmış olacağım” şeklinde çevrilebilir. “will have + v3” formülü ile yapılır. Gelecekte bir zamanda bitirilmesi beklenen eylemler için kullanılır. Bu yapıyı kullandığımız zaman kendimizi, gelecekte bir zamanda varsayıyoruz ve o zamana kadar bir eylemi bitirmiş olacağımızı ifade ediyoruz.

Olumlu cümleOlumsuz cümle Soru cümlesi
I will have arrived.I won’t have arrived.Will I have arrived?
You will have eaten.You won’t have eaten.Will you have eaten?

Adjective Clause – Relative Clause

Relative clause, Türkçeye sıfat tümceciği olarak çevrilir. İki cümleyi birleştirmek ve anlatımda akıcılığı sağlamak için kullanılır. Bir örnekle açıklayalım.

A woman came into the room.She was wearing a red dress.

Bu haliyle iki farklı cümle olarak yazılan bu anlatım, tek cümle ile kısaltılabilir. Bunun için iki cümledeki ortak ögenin hangisi olduğuna bakıyoruz. Burada ortak olan “a woman” ve “she” ifadeleri. Bu iki cümle, bir kadından bahsediyor. Öyleyse bu cümleleri şu şekilde birleştirebiliriz:

A woman, who was wearing a red dress came into the room.

Gördüğümüz gibi iki cümle anlamından bir şey kaybetmeden birleştirilmiş oldu. Burada dikkatinizi çekmesi gereken nokta, eklediğimiz “who” kelimesi. Relative clause ifadelerde insanlar için “who”, nesneler içinse “which” kullanırız. Veya ikisi için de “that” kullanabiliriz. Yeni cümlelerle bilgimizi pekiştirelim.

I bought a new car. It is very fast.

Burada “a new car” ve “it” aynı ögeye işaret ediyor. Öyleyse;

I bought a new car that is very fast.

She lives in İstanbul. She likes living in İstanbul.

She lives in İstanbul, which she likes.

He has a daughter. Her daughter is a doctor.

He has a daughter, who is a doctor.

Relative clause ile ilgili temel bilgiyi kavradığınızı düşünüyorsanız, şimdi biraz daha detaylara bakalım. Bu cümle yapısında, who ve which yerine gerekli durumlarda “whom”, “whose”, “where”, “when”, “why” kullanılmalıdır.

Whom

Cümledeki, “him”, “them”, “us” gibi şahıs zamirleri ortak ögeye işaret ediyorsa, İngilizce gramer kurallarına göre bunların yerine “whom” kullanılarak relative clause yapılır.

The girl was very smart. I met her yesterday.

The girl whom I met yesterday was very smart.

Whose

Ortak öge iyelik ifadesiyse, cümleler “whose” ile birleştirilir.

Örnekler:

The dog is over there. The dog’s / its owner lives next door.

The dog whose owner lives next door is over there.

The little girl is sad. The little girl’s / her doll was lost.

The little girl whose doll was lost is sad.

The woman is coming tonight. Her car is a BMW.

The woman whose car is a BMW is coming tonight.

The house belongs to me. Its roof is very old.

The house whose roof is old belongs to me.

Where / when / why

Yer, zaman ve sebep ifadeleri üzerinden birleşen kelimeler için “where”, “when” ve “why” kullanılır.

I live in a city. I study in the city.

  • I live in the city where I study.
  • I live in the city that / which I study in.
  • I live in the city in which I study.

The bar in Barcelona is still there. I met my wife in that bar.

  • The bar in Barcelona where I met my wife is still there.
  • The bar in Barcelona that / which I met my wife in is still there.
  • The bar in Barcelona in which I met my wife is still there.

The summer was long and hot. I graduated from university in the summer.

  • The summer when I graduated from university was long and hot.
  • The summer that / which I graduated from university in was long and hot.
  • The summer in which I graduated was long and hot.

Active – Passive Voices

Passive Voices, eylemi gerçekleştiren kişi veya nesneden ziyade bir eylemi deneyimleyen kişi veya nesneye olan ilgiyi göstermek için kullanılır. Başka bir deyişle, en önemli şey veya kişi cümlenin konusu haline gelir.

Subject+ to be+ v3+ cümlenin devamı
The houseiscleanedevery day.

Farklı tense’ler ile to be fiilini çekimleyerek her tense için passive kullanabilirsiniz.

Örnekler:

  • The passive voice is used frequently.
  • The house was built in 1898.
  • I noticed that a window had been left open.
  • My car has been stolen!

Yukarıda açıkladığımız tüm konularla ilgili detaylı açıklamalar için bloğumuzdaki diğer yazılara göz atabilirsiniz. İngilizce gramer öğrendiğiniz zaman dili çok rahatça konuşabildiğinizi göreceksiniz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir