>

İngilizce Diyalog Örnekleri | Hayatın İçinden Örneklerle

İngilizce diyaloglar konusunu İngilizce konuşulan ortama göre örneklerle açıkladığımızda çok daha anlaşılır olacağını düşünerek şimdiye dek örnek vermediğimiz durumlar için kısa diyaloglar hazırladık. Artık doktorda, okulda, yemekte ve alışverişte hangi kalıpları kullanacağımızı önceki yazılarımızda öğrendik. Bu yazımızda diğerlerinden farklı hangi ortamlarda hangi kalıplarla İngilizce konuşuluyor örnek İngilizce diyaloglar ile görelim.

İngilizce diyalog örnekleri | Hayatın içinden farklı örneklerle

Rent a car / Araba kiralama

Yurt dışında kiralık arabaya ihtiyacınız olduğunda birkaç pratik cümle ile araba kiralamanın ne kadar kolay olduğunu görmek ister misiniz? Hemen kalıpları verelim.

Rent a car: Welcome, how can I help you? / Hoş geldiniz, size nasıl yardımcı olabilirim?

You: I’d like to rent a car, please. / Bir araba kiralamak istiyorum, lütfen.

Rent a car: Ok. Which segment? Full-size, mid-size or compact? / Tamam, Hangi segmentte tam boy, orta boy veya kopmakt?

You: Mid-size, please. I want to rent it for 3 days. What’s the rate? / Orta boy, lütfen. 3 günlüğüne kiralamak istiyorum. Oran nedir?

Rent a car: 50 dollars a day with unlimited mileage. / Sınırsız kilometre ile günlük 50 dolar.

You:  All right. I´ll take it. / Tamam, kiralayacağım.

Rent a car: Is there an additional driver? / Ek sürücü var mı?

You: No / Hayır

Rent a car: May I see your driver´s license and credit card please? / Ehliyetinizi ve kredi kartınızı görebilir miyim lütfen?

You: Yes pleas. / Evet buyurun

At the barber / Berberde

Yurt dışında berbere gittiniz ve saçınızı kestirmek istiyorsunuz. Sonucun sürpriz olmasını istemiyorsanız örnek İngilizce diyaloğumuzu incelemelisiniz.

I would like to have my hair cut. / Saçımı kestirmek istiyorum.

How are you hair? / Saçınız nasıl olsun?

It be short but don’t cut it too short, please. / Kısa olsun fakat çok kısa kesmeyin, lütfen.

I’d like a shave too. / Sakal tıraşı da olmak istiyorum.

Would you like a shampoo? / Yıkansın ister misiniz?

Yes, please. / Evet, lütfen.

How much do I owe you? / Borcum ne kadar?

At the shoe store / Ayakkabı mağazasında

Alışveriş yurt içi yurt dışı dinlemiyor. Hele ki söz konusu ayakkabı olunca. Yurt dışına çıkanlar illaki gittikleri yerden mutlaka bir ayakkabı almak istiyor. Ne de olsa Avrupa kalitesi değil mi? Şimdi ayakkabı mağazasında geçen bir alışveriş diyaloğu nasıldır bakalım.

I’d like to buy a pair of black colour shoes. / Bir çift siyah ayakkabı almak istiyorum.

What is your shoes’ size? / Ayakkabı numaranız nedir?

Forty-two. / Kırk iki

Would you try it? / Bunu dener misiniz?

This is god. Have you got this model in brown? / Bu iyi. Bu modelin kahve renkli olanı var mı?

Yes there is. / Evet var.

Ok. I’d like to buy both. / Tamam. İkisini de satın almak istiyorum.

Recommended Posts

Yorum Yap

Aramak İstediğiniz Kelimeyi Girin ve Enter'a Basın

İngilizce Kelimeler